Travma Sonrası Stres Bozukluğu NEDİR? POSTTRAVMATİK STRES BOZUKLUĞU

Travma Sonrası Stres bozukluğu

Travma, ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan, kaygı ve panik yaratan olay olarak tanımlanabilir. Doğal afetler (deprem, sel, çığ vb.), kazalar, taciz ya da tecavüz gibi olaylar travmatik sayılmaktadır. Travma sonrası stres bozukluğu ise, travma ile ilişkili uyaranlardan kaçınma ve uyarılma düzeyinde artış gibi belirtilerin yer aldığı bir bozukluktur. TSSB’nin olması için ciddi yaralanma ya da ölüm tehdidi, cinsel saldırı gibi olayların kişinin başına gelmiş olması gerekmektedir. 

DSM-5’te TSSB belirtileri dört grupta toplanmıştır:

  • Travmatik olayların istem dışı olarak yeniden deneyimlenmesi. Kişinin olaya ilişkin tekrarlayıcı anıları olabilir ve kabuslar görebilir. Olayı anımsatan durumlardan yoğun düzeyde rahatsızlık duyabilir ve fizyolojik belirtiler de gösterebilir.
  • Olayla ilgili uyaranlardan kaçınma. Kişi, olayla ilgili en ufak ilişkili uyaranlardan bile kaçınmaya çalışabilir. Olayı hatırlamamak için kaçınsa da, bu stratejiler genellikle başarısız olur ve yeniden deneyimlenme yaşanır.
  • Travma sonrası diğer duygudurum ve bilişsel değişimler. Olayın bazı kısımlarını hatırlayamama, ısrarcı olumsuz bilişler, olaya dair kendini veya başkalarını suçlama, diğer insanlardan uzaklaşma ve olumlu duyguların azalması bunlardan bazılarıdır.
  • Artan uyarılmışlık ve tepkisellik belirtileri. Sinirlilik hali veya saldırgan davranışlar, kayıtsız veya kendine zarar verici davranışlar, uykuya dalmada zorluk, aşırı tetikte olma hali ve kolaylıkla ürkme gibi belirtilerdir.

TSSB geliştiği zaman kronik olabilmektedir. TSSB tanısı alan kişiler tedavi edilmediği sürece belirtiler yıllarca devam edebilmektedir. Ayrıca, birçok rahatsızlık da eştanı olarak görülebilmektedir. Araştırmalara göre TSSB tanısı alan kişilerin üçte ikisi hayatlarında daha önce kaygı bozukluğu tanısı aldıkları görülmüştür. Bunun dışında, kadınlarda görülme oranı da erkeklerden iki kat daha fazladır. 

Nasıl?

Travma yaşayan her insanda TSSB görülür mü? Hayır, çünkü TSSB’ye özgü kriterler de önemlidir:

  • Travmanın Doğası: Travma türü ve Şiddeti: Travmanın şiddeti, olaya olan yakınlık, deneyimin zorluğu gibi faktörlerden etkilenmektedir. Örneğin enkaz altında kalan biri, deprem sırasında evinden çıkabilen bir kişiye göre çok daha riskli durumdadır. Bunun dışında travmanın türü de çok önemlidir. Araştırmalara göre insan kaynaklı travmalar (savaş, tecavüz, saldırı vs.) doğa kaynaklı travmalara (deprem, sel vs.) göre daha ciddi düzeyde TSSB oluşturmaktadır.
  • Nörobiyolojik Faktörler: Hipokampus ve Hormonlar: Beyinde öğrenme ve korkunun sönmesi ile ilgili olan amigdala dışında, anılar ve bellek işlevleri ile ilişkili olan hipokampus de bu bozukluk için önemli rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalara göre ortalamadan daha düşük hipokampus hacmi, TSSB riskini arttırmaktadır.
  • Baş Etme: Araştırmalara göre, olay hakkında düşünmekten kaçınarak baş etmeye çalışan kişilerde TSSB belirtileri görülme ihtimali diğerlerine göre daha fazladır. Bunun dışında yüksek düzey zihinsel beceriler (rahatsız edici olayı anlamlandırmak için) ve güçlü sosyal destek de (destekleyici arkadaş ve aile üyelerine sahip olmak) baş etmeyi kolaylaştıran faktörlerdendir.  

Tedavi

TSSB, ilaçla ve terapi ile tedavi edilebilmektedir. TSSB’ye sahip olan kişilere SSRI grubu antidepresanların cevap verdiği görülmektedir. Yine de ilaç bırakıldığında belirtilerin nüksetmesi de mümkün olduğundan, terapi önerilmektedir. Maruz bırakma tedavisi, TSSB ve diğer kaygı bozuklukları için sıkça kullanılan ve işe yarayan bir tedavidir. Maruz bırakma tedavisi, süreç içinde acı verici ve zorlayıcı olabilmektedir. Travmaları tekrar yaşamak ilk başta zor olsa da, uzun vadede tedavi edici ve iyileştiricidir.

Bir cevap yazın