Anksiyete nedir?

Anksiyete kelime anlamı itibariyle “endişe” demektir. Anksiyete, son derece normal ve genellikle sağlıklı bir duygudur. Bununla birlikte, kişi düzenli olarak orantısız derecede endişe duyuyorsa bu tıbbi bir hastalığa işaret ediyor olabilir.

Amerikan Psikologlar Birliği (APA) anksiyeteyi “gerginlik duyguları, endişeli düşünceler ve artan kan basıncı gibi fiziksel değişiklikler ile karakterize bir duygu” olarak tanımlar.

Endişe yaşayan insan portesi.

Anksiyete bozukluğu, aşırı sinirlilik hali, korku, endişe gibi semptomların varlığıyla tespit edilir. Bu bozukluk, bir kişinin duygularını ve davranışlarının üzerinde etkili olarak fiziksel semptomlara sebep olur. Hafif kaygı belirsiz ve rahatsız edici olabilirken, şiddetli kaygı günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir.

2017 yılında dünyada 284 milyon insanı etkileyen bu bozukluk, en yaygın ruhsal bozukluk olarak sınıflandırılıyor.[1]

Elleriyle yüzünü kapatmış bir insan.

Kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla görülür.

Anksiyete bozuklukları, normal korku veya endişe duygularından farklıdır. Çünkü orantısız bir şekilde korku ve endişe içerirler. Küçük olaylarda bile aşırı derecede reaksiyon vermenize sebep olabilir.

Endişe hem fiziksel hem de duygusal semptomlar üretebilir. Yaygın anksiyete bozukluğu olan bireylerde huzursuzluk, konsantre olma zorluğu, kronik yorgunluk, bulantı, baş dönmesi ve aşırı derecede korku görülür.

Yetişkin bireylerin %30’unu etkileyen anksiyete bozukluklarının birden çok çeşidi vardır:

Anksiyeteden muzdarip insan.

Anksiyetenin çeşitleri[2]

  1. Yaygın anksiyete bozukluğu: Spesifik herhangi bir sebep yokken bile abartılı endişe ve gerginlik ile karakterizedir. En çok görülen ruhsal bozukluk türüdür.
  2. Obsesif Kompulsif Bozukluk(OKB): OKB bir çeşit anksiyete bozukluğudur ve tekrarlayan, istenmeyen düşünceler(takıntılar) ve/veya tekrarlayan davranışlar ile karakterize edilir. Sürekli elleri yıkama isteği, aşırı kontrolcülük, aşırı titizlik bunlara örnek olarak verilebilir. Kişinin bu “ritüelleri” gerçekleştirmesi, kişide rahatlama ve saplantılı düşünceleri önleme umuduyla yapılır. Fakat bu yalnızca geçici bir rahatlama sağlar.
  3. Panik Bozukluk: Panik bozukluğu bir anksiyete bozukluğudur ve beklenmedik ve tekrarlanan şiddetli korku olayları ile karakterizedir; göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, baş dönmesi veya karın rahatsızlığı gibi fiziksel belirtiler eşlik eder.
  4. Travma Sonrası Stres Bozukluğu(TSSB): Yıkıcı travmatik olaylar sonrası gelişen bu rahatsızlık, başlangıç sebebi bilinen tek anksiyete bozukluğudur. Kişi bu gibi bir travma yaşadığında, güvende olmadığını, bir daha güvende olamayacağını, yalnız olduğunu, acımasız bir dünyada yaşadığını ve kendinin burada yaşamak için son derece zayıf olduğunu düşünebilir.
  5. Sosyal Fobi(Sosyal anksiyete bozukuğu): Sosyal fobi veya Sosyal anksiyete bozukluğu, gündelik sosyal durumlarda aşırı endişe ve aşırı öz-bilinçlilik ile karakterize bir anksiyete bozukluğudur. Yabancı kişilerin önünde yeme, içme, konuşma gibi olaylardan bile korkma şeklinde semptomlar görülür.


[1] https://www.medicalnewstoday.com/articles/323454.php

[2] https://www.hhs.gov/answers/mental-health-and-substance-abuse/what-are-the-five-major-types-of-anxiety-disorders/index.html

Bir cevap yazın